Doğadan Öğrendiklerimiz: Bir Yaprağın Sessiz Dersi
🕊️ Merhaba sevgili okuyucum ,MaCheri!
Bugün kelimelerimi doğanın yumuşak kalbine bırakmak istiyorum. Betonun arasında sıkışmış bir insan olarak değil; toprağa çıplak ayak basan, bir yaprağın titremesini izleyerek kendi içini duyan biri gibi konuşacağım seninle.
Çünkü bazen bir dalın ucunda sessizce salınan bir yaprak, günlerce düşünmeye değecek bir cümle fısıldar bize.
🍂 Yaprak Düşerken...
Bugün sabah camı açtığımda bir yaprağın düşüşüne denk geldim.
Ne hızlıydı ne de yavaş. Ne endişeliydi ne de huzurlu.
Sadece düşüyordu.
Sanki:
> “Bırak gitsin” diyordu.
“Olması gereken zaten olur.”
Biz insanların yapamadığı bir şey varsa o da: kontrolü bırakmak.
Ama yaprak bunu doğuştan biliyor gibi. Ne zaman bırakması gerektiğini, nereye düşeceğini hesaplamıyor.
Sadece rüzgârla birlikte dans ediyor.
🌾 Doğa bize sabrı öğretir
Bir ağacın dalları sabırla uzar gökyüzüne.
Bir çiçek, açmak için mevsimin değişmesini bekler.
Toprak, tohumu yıllarca saklayabilir içinde…
Ama biz insanlar hep “şimdi”, “hemen”, “daha fazla” isteriz.
Doğa ise acele etmez.
> Çünkü bilir: Büyümek zaman alır.
Şifa da, sabır da doğada saklıdır.
☁️ Bulutlar gibi geçici duygular
Bazen içim sıkılır. Sebebini bilmem.
Sonra gökyüzüne bakarım. Bulutlar geçerken fark ederim:
> "Bu da geçecek."
Doğadaki hiçbir hâl sabit değildir.
Ne fırtına ne güneş ne de gece sonsuza kadar sürer.
O hâlde…
Bizim içimizdeki karmaşalar da geçici değil midir MaCheri?
🌼 Küçük Şeyler de Kıymetlidir
Bir karınca, bir çiğ tanesi, sabah kuşlarının cıvıltısı…
Hepsi bir bütünün parçasıdır.
Tıpkı bizim gibi.
Bazen önemsiz sandığımız duygular, anılar ya da insanlar…
Aslında ruhumuzun minik ama güçlü yapı taşlarıdır.
💬 Peki ya sen, doğadan ne öğrendin?
Bugün dışarıya çıktığında seni etkileyen bir şey oldu mu?
Belki bir kuşun kanat çırpışı…
Belki rüzgârın alnına bıraktığı bir öpücük…
Sen de doğayı izleyince içinden geçenleri benimle yorumlarda paylaşır mısın?
---
🎧 Bu yazıya eşlik etmesi için birkaç müzik önerim var:
Arbour - Leaflet (huzurlu bir sabah gibi)
Tony Anderson - Embrace (doğanın kalp atışı gibi yavaş ve derin)
Nils Frahm - Ambre (piyanonun sessizliği bile konuşuyor burda)
Ólafur Arnalds – Near Light (bir yaprağın düşüşüne eşlik eden eşsiz ses gibi)
Akira Kosemura – Someday in the Rain (yağmurdan sonra kalan o tarifsiz his)
🌳 Son Cümlem Şu Olsun:
> “Bir yaprak ne öğretir?” diye sorarsan… “Varlığıyla değil, düşüşüyle anlatır her şeyi.”
Sevgilerimle
Cheriniss
Yorumlar
Yorum Gönder